Web Tabanlı E-Öğrenme Dersi Hakkında
Web tabanlı e-öğrenme dersinin sonucunda edindiğim bilgiler ve düşünceler özetle şunlardır. E-öğrenme nesnelerini hazırlamak ilk başlarda kolay gibi gözüksede derslerin sonlarına doğru kolay olmadığını ve çok detaylı bir iş olduğunu gördüm. Bir öğrenme nesnesi olabilmesi için yeniden kullanılabilir,güncellenebilir olmalı ve tek başına kullanılabilir olduğu gibi diğer öğrenme nesneleriylede birlikte kullanılabilir olmalı gibi özellikler olmalıdır. Özellikle e-öğrenme nesnelerinin metadata (üstveri) standartlarının çok özenle ve dikkatle hazırlanması gerektiğini gördüm. İlk başlarda metadata standartlarının çok kolay ve az olduğunu düşünüyordum fakat verilen ödevler ve işlenen konularla bunu öyle olmadığını gördüm ve bu standartlar hakkında çok detaylı bilgiler öğrendim. Ayrıca metada standartlarına uygun olan e-öğrenme havuzlarını incelediğimde bu işin çok önemli ve yararlı olduğunu gördüm. Öğrenmede kullanılabilecek neslerin çeşitliliğini artırıyor, bu neslerinin ulaşabilirliklerini artırıyor ve yaygınlaştırıyor.
Yorum (yok) Yorum yaz!
ÖTÖ453 - Öğrenme Nesneleri
"Öğrenme nesnesi kavramındaki temel düşünce eğitimle ilgili içeriğin çeşitli öğrenme ortamlarında tekrar kullanılabilen küçük parçalara bölünmesidir." (tr.wikipedia.org).
Burada da belirtildiği gibi "içeriğin tekrar kullanılabilen küçük parçalara bölünmesi" öğrenme nesnelerinin temel kavramı olduğunu düşündüğümde aklıma ilk gelen Puzzle oldu.
Puzzle öğrenme nesnelerini bana göre açık ve doğru şekilde ifade ettiğini düşündüm. Tekrar tekrar ve her ortamda kullanabileceğimiz küçük parçalar doğru şekilde biraraya getirildiğinde doğru bütünlük ortaya çıkar. Eklediğim resimde farketmişsinizdir bir-iki parça eksik. Eğerki parçalar eksik ve yanlış kullanıldığında doğru bütünlük ortaya çıkmaz. Resimdeki Puzzle'da bunu görüyorsunuz; eksik tamamlanamamış bir portre. Öğrenme nesleri doğru, eksiksiz ve her ortamda kullanılabildiğinde sürekli kusursuz, mükemmel bir Portre ortaya çıkar. Güzel Portreler çıkarmanız dileğiyle...
Yorum (12) Yorum yaz!
Anladım / Can Yücel
Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını,kendimi bulduğumda anladım.
Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,
Kendi yolumu çizdiğimde anladım..
Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak,dinleyerek değil..
Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım..
Yüreğinde aşk olmadan geçen her gün kayıpmış,
Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım..
Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden,
Neden hiç ağlamadığını anladım..
Ağlayanı güldürebilmek,ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,
Gözyaşımı kahkahaya çevirdiğinde anladım..
Bir insanı herhangi biri kırabilir,ama bir tek en çok sevdiği, acıtabilirmiş,
Çok acıttığında anladım..
Fakat,hak edermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını,
Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terk ettiğinde anladım..
Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet,
Yüreğini elime koyduğunda anladım..
''Sana ihtiyacım var, gel ! '' diyebilmekmiş güçlü olmak,
Sana ''git'' dediğimde anladım..
Biri sana ''git'' dediğinde, ''kalmak istiyorum'' diyebilmekmiş sevmek,
Git dediklerinde gittiğimde anladım..
Sana sevgim şımarık bir çocukmuş,her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan,
Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım..
Özür dilemek değil, ''affet beni'' diye haykırmak istemekmiş pişman
olmak, Gerçekten pişman olduğumda anladım..
Ve gurur, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymiş,
Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,
Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım..
Ölürcesine isteyen,beklemez,sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi,
Beni af etmeni ölürcesine istediğimde anladım..
Sevgi emekmiş,
Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş...
Yorum (yok) Yorum yaz!
Aşık Olmadan Bir Düşün / Can Dündar
Aşık Olmadan Bir Düşün / Can Dündar
Evinin seni içine sığdıramayacak kadar dar olduğunu fark edeceksin...
Sokağa fırlayacaksın...
Sokaklar da dar gelecek...
Tıpkı vücudunun yüreğine dar geldiği gibi...
Ne denizin mavisi açacak içini, ne pırıl pırıl gökyüzü...
Kendini taşıyamayacak kadar çok büyüyecek, bir yandan da kaybolacak kadar
küçüleceksin...
Birileri sana bir şeyler anlatacak durmadan...
"Önemli olan sağlık."
"Yasamak güzel."
"Bos ver, her şey unutulur."
Sen hiçbirini duymayacaksın...
Göz yaşlarından etrafı göremez hale geleceksin...
Ondan ölmesini isteyecek kadar nefret edecek, az sonra kollarında ölmek
isteyecek kadar çok seveceksin...
Hep ondan bahsetmek isteyeceksin...
"Ölüme çare bulundu" ya da "Yarın kıyamet kopacakmış" deseler başını kaldırıp Ne
dedin?" diye sormayacaksın...
Yalnız kalmak isteyeceksin...
Hem de kalabalıkların arasında kaybolmak...
İkisi de yetmeyecek...
Geçmişi düşüneceksin...
Neredeyse dakika dakika...
Ama kötüleri atlayarak...
Onunla geçtiğin yerlerden geçmek isteyeceksin...
Gittiğin yerlere gitmek...
Bu sana hiç iyi gelmeyecek...
Ama bile bile yapacaksın...
Biri sana içindeki acıyı söküp atabileceğini söylese,kaçacaksın...
Aslında kurtulmak istediğin halde, o acıyı yasamak için direneceksin...
Hayatının geri kalanını onu düşünerek geçirmek isteyeceksin....
Aksini iddia edenlerden nefret edeceksin...
Herkesi ona benzetip...
Kimseyi onun yerine koyamayacaksın...
Hiçbir şey oyalamayacak seni...
İlaçlara sığınacaksın...
Birkaç saat kafanı bulandıran ama asla onu unutturmayan…
Sadece bir müddet buzlu camin arkasından seyrettiren...
Bütün şarkılar sizin için yazılmış gibi gelecek...
Boğazın düğümlenecek, dinleyemeyeceksin...
Uyumak zor, uyanmak kolay olacak...
Sabahı iple çekeceksin...
Bazen de "Hiç güneş doğmasa" diyeceksin...
Ne geceler rahatlatacak seni ne gündüzler...
Ölmeyi isteyip, ölemeyeceksin...
Belki çivi çiviyi söker diye can havliyle önüne çıkana sarılmak isteyeceksin
Nafile...
Düşüncesi bile tahammül edilmez gelecek...
Rüyalar göreceksin, gerçek olmasını istediğin...
Her sıçrayarak uyandığında onun adini söylediğini fark edeceksin...
Telefonun çalmasını bekleyeceksin...
Aramayacağını bile bile...
Her çaldığında yüreğin ağzına gelecek...
Ağlamaklı konuşacaksın arayanlarla...
Yüreğin burkulacak...
Canin yanacak...
Bir daha sevmemeye yemin edeceksin...
Hayata dair hiçbir şey yapmak gelmeyecek içinden...
Onun sesini bir kez daha duymak için yanıp tutuşacaksın...
Defalarca aradığı günlerin kıymetini bilmediğin için nefret edeceksin...
Yaşadığın şehri terk etmek isteyeceksin...
Onunla hiçbir aninin olmadığı bir yerlere gidip yerleşmek...
Ama bir umut...
Onunla bir gün bir yerde karsılaşma umudu...
Bu umut seni gitmekten alıkoyacak...
Gel gitler içinde yaşayacaksın...
Buna yasamak denirse...
Razı mısın bütün bunlara...?
Hazır mısın sonunda ölüp ölüp dirilmeye...?
O halde aşık olabilirsin
Yorum (1) Yorum yaz!
Anladım...
Bana neyi anlatmak istediğinizi anladım... Hep ben kötüyüm diyordum ya sizde değilsin diyordunuz... Ben bunu nasıl anlayabildiğinizi anlayamıyordum oysaki ben o kadar çok yanlış şey yaptığımı, insanlara zarar verdiğimi (en sevdiğime bile) düşünüyordum... Sen iyisin diyordunuz ya ben yaptıklarımdan bunu görmemek için inat ediyordum. Ben şunu anladım; evet doğru çok yanlış şeyler, kötü şeyler yaptım ama onların hata olduğunu olduğunu anladım, insan olduğumu anladım. İyi olmak hatasız olmak değilmiş bunu anladım. Ben iyi biriyim gerçi bunu derken bile çekiniyorum belki kendini beğenmiş kendini iyi olarak göstermeye çalışıyor diye görüneceğim. Kendimi sevmem gerektiğini anladım ki ozaman başkalarını daha çok sevebileceğimi anladım.
Bu düşünceleri nasıl mı elde ettim? Siz okadar bu düşünceleri bana aşılamaya çalışırken. Nasıl mı? Daha Anne, Baba, Abi, Aba diyebilen bir bebek sayesinde bu düşünceler kapladı beni. Annesin Babasının deyimiyle alışkın olmadığı kimselerin yanına gitmez dediği bebek alışkın olduğu bir abasında kucağıma atlamaya çalıştı bir yarım saat kıpırdamadı benle konuşmaya çalıştı gerçi bende severim bebeklerle oynamayı :). Hiç yerinde durmazmış bide çocuk sakin sakin oturdu kucağımda. Bebeklerin kalpleri safdır, tertemizdir. Şimdi şöyle düşünmeye başladım; bendeki iyiliği gördü de böyle davrandı diye. Hani siz diyordunuz ya bunun ispatı olmaz bu bir histir, bende anladım insanların pekde yaptıklarıyla alakalı değil iyi yada kötü olmak, asıl olan hatalarını anlamak bir daha yapmamak.
Ben anladım neyin ne olduğunu... Şimdi ise hatalarımı düzeltmeye hazırım. Sadece bana düzeltme imkanı verin. Artık daha da iyi olacağım ama bu benim elimde olduğu kadar sizinde elinizde...
Yorum (yok) Yorum yaz!
« Önceki ::